My library button
  • Book cover of Kriter Dergisi Sayı: 76 / Şubat 2023 - Türkiye Yüzyılı'nda Çevre ve Şehircilik

    2023 gündemimizde seçim olsa da son yıllarda önemini dünya olarak daha iyi kavradığımız çevre konuları da gündemde kendine yer buluyor. Bugünümüzü ve yarınımızı etkileyecek bu önemli konuda çok farklı başlıklar karşılıyor bizi. Kriter olarak Yeşil Kalkınma Devriminden 2053 net sıfır emisyon hedefine ve çevreye saygılı iklim dostu şehirlere kadar tüm başlıkları dosyamızda ele almaya ve sizlere aktarmaya çalıştık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da bu yolda gelinen aşamayı ve yapılan planlamaları anlattı; kentsel dönüşümden yeşil dönüşüme, sosyal konuttan sıfır atığa, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarından millet bahçelerine, ekolojik koridorlara kadar birçok konuda sorularımıza yanıt verdi. Mehmet Emin Birpınar ve Ersin Gürtepe, iklim değişikliğiyle mücadelede, çözümün odağında yeşil dönüşümün olduğunu vurguladı. İklim değişikliği kaynaklı afetlere, çözüm önerilerine ve bu minvaldeki politikalara hazırlık aşamalarını Kasım Yenigün yazarken, A. Menaf Turan Türkiye’nin yeşil dönüşüm politikalarından bahsetti. Tuğrul Çamaş insan eliyle bozulan dengenin bizlere dönen sorunlarını mercek altına alırken, Aytaç Yüksel de dış finansman kaynaklarının ülkemizdeki yeşil dönüşüm çalışmalarına yansıyan etkilerine değindi. Abdülkadir Develi ve Mustafa Erdem ise son 20 yılda hızla büyüyen Türkiye’deki sosyal konut uygulamalarını ve son birkaç yılda hızla gelişen Türkiye’nin konut diplomasisini ele aldı. Siyaset gündemimizde ise seçimler, 28 Şubat ve son dönemde Batı medyasında yükselen Türkiye manipülasyonları var. Nebi Miş, geçmişteki koalisyon pratikleri üzerinden altılı masanın geldiği yeri, Murat Yeşiltaş altılı masanın protokol metnindeki savunma, dış politika ve güvenlikle ilgili konuları masaya yatırırken, Murat Yılmaz muhalefetin savunma sanayiindeki olmayan siyasetini ve Batı’ya bağımlılığını anlattı. Altılı masanın ortaklaşamadığı konulardan biri olan enerji başlığını değerlendiren Büşra Zeynep Özdemir, muhalefetin enerji politikasının olmadığını ortaya koydu. Yüksel Okşak, muhalefetin ekonomi için hiçbir çözüm başlığı sunamadığını vurguladı. Popülizm ve popülerlik kavramlarına değinen Baki Laleoğlu, Türk siyasi tarihindeki dünü ve bugünü anlatırken, 2023 seçiminde karşımıza çıkacak popülizm türlerinden bahsetti. Bu seçimlerde yeni oy kullanacak seçmen sayısının boyutuna ve etkisine dikkat çeken Fatma Zehra Özdemir, genç seçmen kitlesinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ve gençlere yaklaşımın, genç okumasının nasıl yapılması gerektiğine dair örnekler sundu. İhsan Aktaş ise 28 Şubat’a giden yolda dizilen taşları, bir siyasi zihnin oluşumunu ve sonuçlarını bizlere detaylarıyla aktardı. Batı basınında son dönemde Türkiye ile ilgili manipülasyonları, bu sayımızda üç yazarın kaleminden üç ayrı veçhesiyle ele aldık. Abdurrahman Babacan 2023 seçimleri yaklaşırken Batı medyasının geçmiş Türkiye karnesini aktardı; Yenal Göksun Türkiye’deki her seçim öncesi Batı medyasının yürüttüğü algı kampanyalarının deşifresini yaptı, İbrahim Efe de yıllardır her seçim zamanı değişmeyen döngüyü, Batı medyasının hem Türkiye hem de dünya kamuoyunda oluşturmak istediği olumsuz gündemi gözler önüne serdi. Süresi ve etkileri bakımından beklenenden çok daha büyük bir etki oluşturan Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Ankara’nın politikasını Nurşin A. Güney ele alırken; savaşın bir yıllık siyasi değerlendirmesini Vişne Korkmaz, askeri değerlendirmesini Murat Aslan, Almanya açısından değerlendirmesini Kemal İnat, tarihsel değerlendirmesini ise İsmail Ediz yaptı. Bu ay kitaplık bölümünde Mehmet Babacan SETA yayınlarından çıkan SETA Güvenlik Radarı: 2023’te Türkiye’nin Jeopolitik Ortamı isimli raporunu ve yine SETA yayınlarından çıkacak olan Ali Abo Rezeg tarafından kaleme alınan Qatari Foreign Policy: In a Precarious Decade From the Arab Spring to Gulf Reconciliation (2012-2021) isimli çalışmayı değerlendirdi.

  • No image available

    Stokastik özellik gösteren hidrolik verilerden hareketle projelendirilen ve pek çok amacın göz önünde bulundurulduğu barajlarda, zaman zaman yetersizlikler görüldüğü, yıkılma veya devre dışı kalma şeklinde olumsuzluklarla karşılaşıldığı bir gerçektir. Mühendislik çalışmalarında bir yandan dikkatli projelendirme, kaliteli imalat ve optimal işletme gibi konulara ağırlık verilirken bir yandan da barajlar için risk oluşturan konuların belirlenmesi ve bunlara karşı nasıl hazırlıklı olunacağı konusu önem kazanmıştır.Bu çalışma çerçevesinde; Bölüm 1 ' de genel anlamıyla baraj mühendisliğinde güvenlik değerlendirmelerinin önemi, yapılması gereken risk analizi ve rehabilitasyon çalışmalarının amacı ve düzeni açıklanmıştır .Bölüm 2'de güvenlik kavramı üzerinde durulmuş, barajları etkileyen yetersizlik faktörleri incelenerek bunlar içerisinde dolu savak güvenliği ve kapasitesinin önemi irdelenmiştir. Literatür çalışmaları sonucunda dolusavak taşkın riskinin baraj için öncelikli öneme sahip olduğu belirlenmiştir.Bölüm 3 'te risk kavramı ele alınmış, risk mühendisliğine genel bir yaklaşımla girilerek risk analizinin faydaları belirtilmiş ve bazı uygulamalarından söz edilerek risk değerlendirmeleri için hedefler ve sınırlar vurgulanmıştır.Bölüm 4 'te günümüzde geçerli risk hesaplama yöntemleri ele alınmış vekarşılaştırılmıştır. Bunlar içerisinde öne çıkan birinci derece ikincil moment yöntemleri üzerinde durulmuş ve ayrıntılı incelenmiştir.Bölüm 5'te mevcut (veya planlanan, veya inşa halindeki) barajlarda dolu savakların gözlenmiş taşkın değerleri karşısındaki güvenlik düzeylerinin belirlenmesi ve ortaya çıkabilecek bir riskten hareketle, bilinmesi gereken rehabilitasyon değerlerini belirlemek ve teknik ve mali analize hazır veri oluşturmak amacıyla JAVA ortamında (BARAJ RİSK) programı geliştirilmiştir .Bölüm 6'da geliştirilen BARAJ RİSK programı kullanılarak Hancağız, Hacıhıdır,Kürtün, Manavgat, Çatalan ve Oymapınar barajları için risk analizi yapılmış ve riskli bulunan barajlar için boyut rehabilitasyonu için uygun değerler elde edilmiştir. Aynı bölümde, farklı dolusavak boyutları ve hazne sönümleme faktörleri için riskin değişimini gösteren tablo ve grafikler verilmiştir. Bunlar içinde, dolusavaklar için boyut bakımından risksiz bölgenin gösterilmesi ve hazne sönümleme faktörünün değişiminin riske etkisi anlamlı bulunmuştur.Bölüm 7'de bu çalışmadan elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş, hazırlanan bilgisayar programının özellikleri ve yapılan uygulamaların sonuçları, risk değerlendirmeleri kapsamında irdelenmiştir.